Cumhuriyetimizin kurucusu ve Kurtuluş Savaşının eşsiz kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü aramızdan ayrılışının 79. yılında minnet, şükran ve tazimle anıyoruz.
Aramızdan ayrıldığı gün olan 10 Kasım, sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anma değil, onun en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ni geliştirip koruyarak geleceğe taşıyacağımıza dair azmimizi tazelediğimiz gündür.  Türkiye Cumhuriyeti, bugün, dünyada sözü dinlenen, dostluğu aranan ve uluslararası sorunların çözümünde aktif rol üstlenen yüksek itibara sahip bir ülke konumundadır. Türkiye Cumhuriyeti; insan hakları, demokrasi, eğitim, sağlık, ekonomi, bilim ve teknoloji gibi birçok alandaki çalışmalarıyla muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma; 2023 ve 2071 hedeflerine ulaşma doğrultusunda emin adımlarla ilerlemektedir.
Aziz milletimiz, içinde bulunduğumuz dönemde ülkemizin bütünlüğüne yönelik saldırılar karşısında demokrasiye sahip çıktığını bir kez daha göstermiş, Ulu Önder Atatürk’ün aziz hatırası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni  ilelebet yaşatacağını bütün dünyaya ilan etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir gün Meclis’te söylediği nutkunu, şair Mithat Cemal’in bir manzumesinin şu son beyti ile bitirmiştir: “Ölmez bu vatan farzı muhal ölse de hatta, Çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi...” İşte bu dizeler, Türk milletinin 15 Temmuz’da vatan toprağının en küçük bir parçasını dahi kimseye kaptırmayacağına olan inancı ve azmini özetlemekte, Atatürk’ün milletini ne kadar iyi tanıdığına bir delil oluşturmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle; ebediyete irtihalinin 79. Yıldönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve Silah Arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı ve 15 Temmuz Şehitlerimizi ve Kahraman Gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun!